Bir Zamanlar Anadolu'da · 2011

Bir Zamanlar Anadolu'da: Zanlı Kenan ve bozkırın vicdanı

Zanlı Kenan, Nuri Bilge Ceylan’ın Bir Zamanlar Anadolu’da filmindeki en gizemli ve en trajik karakterlerden biridir. Film yüzeyde bir cinayet soruşturması gibi görünse de aslında insanların iç dünyalarını anlatır; Zanlı Kenan da bunun merkezindedir. Yaşar’ı öldürdüğünü itiraf etmiş bir zanlı olarak, gece boyunca polisler, savcı ve doktorla birlikte cesedi arar. Ancak mezarın yerini tam olarak hatırlayamaz ya da hatırlamak istemez.

Filmin ima ettiği hikâyeye göre Kenan’ın, öldürdüğü Yaşar’ın eşi Gülnaz ile bir ilişkisi vardır ve Gülnaz’ın çocuğunun gerçek babasının Kenan olabileceği düşündürülür. Yediği taş o yüzden çok ağırdır. Cinayetin arkasındaki temel gerilim de buradan doğar. Kenan’ın yüzündeki pişmanlık, sessizliği ve zaman zaman gözlerinin dolması, onun yalnızca suç işlemiş biri değil, yaptığı şeyin ağırlığı ile yüzleşemeyen biri olduğunu hissettirir. Özellikle filmin sonunda muhtarın kızı Cemile’nin lambayla odaya girdiği sahnede Kenan’ın yüzünde beliren ifade, filmin en unutulmaz anlarından biridir; sanki kaybettiği masumiyeti ya da geri dönmesi mümkün olmayan hayatını hatırlar.

Bence Kenan’ın filmdeki asıl işlevi, “suçlu insan”ı temsil etmekten çok, insanın kendi vicdanından kaçamayacağını göstermektir. Film boyunca ceset aranıyor gibi görünür ama aslında herkes kendi içinde gömdüğü bir şeyleri arıyordur. Savcının sırrı vardır, doktorun yalnızlığı vardır, komiserin öfkesi vardır; Kenan’ın ise suçluluğu. Bu yüzden Kenan, filmin yalnızca zanlısı değil, Anadolu bozkırının ortasında vicdanıyla, hatalarıyla baş başa kalmış, yüzleşmemek için kıvranan bir insanın sembolüdür.

dahaiyisinema izniyle yayımlanmıştır