Babam ve Oğlum: Bir ülkenin yası, bir sofranın etrafında
Babam ve Oğlum, politik bir filmi nasıl politik sloganlar olmadan çekersin sorusunun en sevilen Türkçe cevaplarından biri. 12 Eylül burada bir tarih dersi değil; bir ailenin ortasına düşmüş, kelimelere dökülemeyen bir sessizlik.
Filmin kalbi Sadık (Fikret Kuşkan) ile babası (Çetin Tekindor) arasındaki o donmuş öfke. İkisi de haklı, ikisi de kırgın, ikisi de geç kalmış. Irmak kamerayı çoğu zaman çocuğun, Deniz’in hizasına indiriyor. Büyüklerin trajedisini, onu tam anlamayan ama tamamen hisseden bir çocuğun gözünden seyrediyoruz.
Film duygu sömürüsüyle suçlanır; bense tersini düşünüyorum. Babam ve Oğlum ağlatmak için uğraşmıyor, sadece yası saklamıyor. Köy evindeki o kalabalık sofra sahnelerinde gülüşle hüzün aynı karede yaşıyor, gerçek aileler gibi.
Bazı hesaplaşmalar ancak biri öldükten sonra kapanır; işte filmin asıl trajedisi bu.
Neden izlemelisin: Türk dramının “kalabalık bir evde yalnız kalmak” duygusunu en iyi yakalayan örneklerinden.